top of page

Valensiya: Bilimin Güneşlendiği, Plajda Unutulmanın Bile Keyifli Olduğu Şehir

  • 9 Haz 2023
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 19 Ara 2025

Valensiya, tarihi ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra modern mimarisi ve bilimsel yüzüyle de “ben buradayım” diyen bir şehir. Ama itiraf edeyim, beni en çok etkileyen yer Bilim ve Sanat Şehri (Ciudad de las Artes y las Ciencias) oldu. Çünkü burası bir şehirden çok, geleceğin provası gibiydi.

Gösteri salonları, sinema alanları, gezegenlerin incelendiği, sergilendiği, hatta simüle edildiği bölümler… Yetmedi, havuzların içine kadar yerleştirilmiş insan figürleri… Her şey “bak, bilim de eğlenceli olabilir” demek için tasarlanmıştı. Kampüs havasındaki bu alan; bilim, teknoloji, sanat ve eğlenceyi aynı cümlede, hatta aynı karede buluşturuyordu. Tesadüf değil, turistlerin de en çok vakit geçirdiği yerlerden biri.


Bir Şehir, Bir İçecek: Horchata

Valensiya’nın merkezinde kurulan tezgâhlarda karşınıza çıkan meşhur içecek Horchata, bu şehrin imzası gibi. Alkolsüz, süt kıvamında, serinletici… İlk yudumda “bu ne?” dedirtiyor, ikinci yudumda “bir tane daha alalım” noktasına getiriyor. Kısacası Horchata, Valensiya sıcağında insanın dostu.


Plajlar, Yasaklar ve Tatlı İsyanlar

Valensiya aynı zamanda güzel plajlarıyla ünlü. Denize girilmeyecek denildiği için biz de uslu uslu sahilde oturup denizi seyrettik. Ama…Tur grubundan kıyafetleriyle kendini denize atan tatlı bir öğretmen vardı ki, onu bu anlatının dışında bırakmak haksızlık olur. Bir de zamanında gelmedikleri için rehber tarafından plajda “unutulan” iki kadın…

“Unutulduk madem,” demişler, “mayo alıp denize girelim bari. ”Ve öyle de yapmışlar. Akşama kadar denizin tadını çıkarıp, akşam taksiyle otele dönmüşler. Sanırım günü en verimli, en serin ve en özgür şekilde tamamlayanlar onlardı. Bazen program dışına çıkmak, gezinin asıl hediyesi oluyor.


Dar Sokaklar, İncecik Evler

Valensiya, dünyanın en dar apartmanlarından birine de ev sahipliği yapıyor. Dar sokaklarda yaptığımız yürüyüşlerde eski evlerin cepheleri sanki tek tek etaminle işlenmiş gibiydi. Renkler canlı, detaylar zarifti. Sokaklar adeta “acele etme, bak biraz” diye fısıldıyordu.


Meydan, Kilise ve Aç Kalan Vejetaryenler

Kent meydanındaki gotik tarz kilise ise tüm heybetiyle ilgi odağıydı. Meydanın çevresi kafe ve restoranlarla dolu; oturmak, izlemek, soluklanmak için ideal. Ama gelin görün ki… Portekiz’de olduğu gibi Valensiya da vejetaryenler için pek cömert sayılmaz. Menüleri incelerken insanın aklından “bir yerde mutlaka sebze ağırlıklı bir şey çıkmalı” diye geçiriyor ama çoğu zaman hayal kırıklığıyla masadan kalkıyorsunuz.





 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
San Miguel Alto’da Bir Gece

Flamenko bitti, yıldızlar “haydi manzaraya” dedi. San Miguel Alto’ya tırmandık; grup on beş dakika serbest dolaşma aldı. Ben de bir sokak ressamının önünde, çocuklara alacağım tablolara imza sırası be

 
 
 

Yorumlar


bottom of page