Guarda: Erasmus’un Öğrettikleri, Kilisenin Mumları ve Dostluğun Dili
- 22 Haz 2023
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 19 Ara 2025
Guarda’ya, ERASMUS (Instituto Politécnico da Guarda) kapsamında sevgili Melike ile gitmiş ve dört gün kalmıştık. Bu süre boyunca üniversiteyi, Hemşirelik Bölümünü, hastaneyi ve Aile Sağlığı Merkezi’ni ziyaret ettik. Farklı küçük gruplarla toplantılar yaptık, öğrencilere ders verdik. Kısacası bu yolculuk, yalnızca bir seyahat değil; mesleki ve kültürel açıdan yoğun bir paylaşım süreciydi.
Bu deneyimden kazandıklarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Öncelikle şunu özellikle belirtmeliyim:Hem bizim üniversitenin hem de gittiğimiz üniversitenin Erasmus koordinatörlükleri son derece ilgili, çözüm odaklı ve destekleyiciydi. Kaldığımız süre boyunca her konuda yanımızda oldular.
İlk gün öğle yemeğimizi üniversitenin yemekhanesinde yedik. Açık büfeydi ve alkol serbestti. Ücretler dışarıya kıyasla oldukça uygundu. Üniversite ortamının bu rahat ama düzenli hâli hemen hissediliyordu.
Akademik Paylaşım ve Eğitim Sistemi
Bölüm hocalarıyla bir araya geldiğimizde önce ülkemizin ve üniversitemizin tanıtım videolarını izlettik. Ardından samimi bir sohbet ortamında bilgi alışverişi yaptık.Hemşirelik eğitiminin üç yıl olduğunu ve Halk Sağlığı Hemşireliği dersinin ilk yıldan itibaren verildiğini öğrendik. Bu, dikkat çekici bir farktı.
Akademik yükselmelerin ise oldukça zor olduğunu söylediler. Profesör olmak neredeyse olanaksızdı. Yükselme yalnızca makale ya da proje sayısıyla değil;
mesleki deneyim,
meslekte geçirilen yıllar,
çok yönlü çalışma,
alanında fark yaratan özgün işlergibi ölçütlerle değerlendiriliyordu. Bu yaklaşım üzerinde uzun uzun düşündüm.
Hastane ve Sağlık Sistemi Gözlemleri
Hastane ziyaretimizi Hemşirelik Bölüm Başkanı ile birlikte gerçekleştirdik. Hastane binaları, Türkiye’deki eski devlet hastanelerini andırıyordu. Ancak bakım ve tedavide en güvenilir hastane olarak kabul edildiği için şehir dışından da çok sayıda hasta geliyormuş.
Hastane yöneticileriyle toplantı yaptık. Hemşirelik sorunlarının iki ülkede de oldukça benzer olduğunu fark ettik. Öğle yemeğimizi hastanenin yemekhanesinde yedik; ücretliydi ama herkes aynı yemekhaneleri kullanıyordu.
Hastanenin girişinde beni en çok etkileyen şeylerden biri vardı:Eski bir hastane yöneticisinin anısına dikilmiş bir anıt.
Hastalar ve hasta yakınları bu anıta mum yakıyor, çiçek bırakıyor, hasta olan organın plastik maketini alıp anıtın üzerine koyuyor ve dua ediyorlarmış. Şifa dilemenin bu kadar somut ama bir o kadar da duygusal bir hâli… Fotoğraflarını ekledim; çünkü kelimeler bazen yetersiz kalıyor.
Aile Sağlığı Merkezi Deneyimi
Bir diğer gün Aile Sağlığı Merkezi’ni (ASM) ziyaret ettik. Tercüman aracılığıyla sorumlu hemşireden bilgi aldık. Guarda’da yalnızca bir ASM varmış.Burada “aile sağlığı elemanı” diye bir kavram yok; sadece hemşireler çalışabiliyor.
ASM’ye gelmeden hastaneye gidilmiyor. Hemşireler ev ziyaretleri de yapıyorlar ve bu ziyaretler planlı olduğu için hizmetlerde aksama yaşanmıyormuş. ASM’de verilen tüm hizmetler ücretsiz. Çektiğim fotoğrafları da ekliyorum.
Şehir, Kültür ve Küçük Detaylar
Dersler, toplantılar ve ziyaretler dışında açıkçası şehirde yapılacak çok fazla şey yoktu. Kiliseye ve müzeye gittik. Şehri panoramik izlemek için kaleye çıktık. Yürüyerek şehri boydan boya gezdik.
Çocuklarıma ve dostlarıma minik hediyeler aldım. Porto’da olduğu gibi burada da mantardan yapılmış hediyelik eşyalar vardı. Kurutulmuş domuz eti ve peynir çeşitleri oldukça yaygındı. Yediklerimizin fotoğraflarını da ekliyorum; mutfak kültürü için fikir verir diye.
Guarda’da kilise de müze de ücretli. Genelde 3–5 Euro arasında değişiyor. Müze küçük ama Paleolitik ve Neolitik dönemlerden eserler, Tunç Çağı objeleri ve bir de fotoğraf sergisi vardı. Fotoğrafların bir kısmı Suriye’den savaş görüntüleriydi. Küçük bir müzede, büyük bir acının izleri…
Dondurma, Sözler ve Misafirperverlik
Bir akşam Erasmus koordinatörü bizi dondurma yemeye davet etti.“Biz de Çanakkale’ye gelince artık yemeğe görürsünüz,” diye şaka yaptı.
Gerçekten de Erasmus ile Çanakkale’ye geldiler. Ben o sırada yıllık izindeydim ama sözümü tuttum. Terminalde karşıladım, yemeğe götürdüm. Ardından misafirperverliğimizi göstermek için evime davet edip Türk kahvesi yaptım.
Son Söz
Guarda’da güzel anılar biriktirdik.Bir kez daha şunu çok net hissettim:
Sevginin, dostluğun dili yok.Dini yok.Sadece duyguları var.
Ve o duygular, bazen bir derslikte, bazen bir hastane koridorunda, bazen de birlikte yenilen bir dondurmada ortaya çıkıyor.




















































































Yorumlar