top of page

Kordoba: Taşların Hatırladığı Birlikte Yaşama Hâli

  • 9 Haz 2023
  • 1 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 19 Ara 2025

Kordoba, daha kente adım atmadan sizi karşılayan Guadalquivir Nehri ve üzerindeki Roma Köprüsü ile büyüleyici bir şehir. Köprüde fotoğraf çektirmek isteyen gruplar sıraya girmişti. Kimse acele etmiyor, kimse diğerini sıkıştırmıyordu. Biz de nehir boyunca yürüdük; suyun akışıyla birlikte kentin ritmini yakalamaya çalıştık.

Köprüden sonra daracık sokaklara girdik. Eski Yahudi Mahallesi’nde yaptığımız yürüyüş, Kordoba’nın sessiz ama derin yüzünü gösterdi bize. Duvarlar, kapılar, pencereler… Hepsi geçmişin izlerini saklıyordu. Bu sokaklarda yürürken insan, tarihin yalnızca anlatılmadığını; yaşandığını hissediyor.

Ziyaretimizin en çarpıcı duraklarından biri elbette Kordoba Katedrali, diğer adıyla Kurtuba Camii oldu. Yapının mimarisi başlı başına etkileyiciydi. İç mekânda yer alan sütunlar ve kemerler, insanı içine alan ritmik bir düzen oluşturuyordu. Sütunların farklı malzemelerden yapılmış olması, farklı dönemlerin ve estetik anlayışların aynı mekânda buluştuğunu açıkça gösteriyordu.

Kurtuba Camii’nin içinde hem İslami hem de Hristiyan unsurlar bir aradaydı. Burası ne yalnızca bir cami ne de sadece bir katedraldi; iki inancın aynı yapıda iz bıraktığı nadir mekânlardan biriydi. Taşların bile birlikte yaşamayı öğrenmiş olduğu hissi vardı.

Ancak bu büyüleyici deneyimin içinde, rehberin anlatımında zaman zaman etnikmerkezci bir bakışın hâkim olduğunu fark ettim. Oysa bu yapı, tek bir kültürün değil; farklı inançların, farklı dönemlerin ve farklı bakışların üst üste inşa ettiği bir mirastı. Anlatının tek bir perspektife indirgenmesi, mekânın ruhunu eksiltiyordu.

Kordoba bana bir kez daha şunu düşündürdü:Tarihi yapılar sadece taşlardan oluşmaz.Onları anlamlı kılan, hangi gözle baktığınızdır.

Ve bazı şehirler vardır; size yüksek sesle konuşmaz ama fısıldadıkları uzun süre zihninizde kalır.

Kordoba da onlardan biriydi.



 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
San Miguel Alto’da Bir Gece

Flamenko bitti, yıldızlar “haydi manzaraya” dedi. San Miguel Alto’ya tırmandık; grup on beş dakika serbest dolaşma aldı. Ben de bir sokak ressamının önünde, çocuklara alacağım tablolara imza sırası be

 
 
 

Yorumlar


bottom of page