Dinlerarası Hemşirelik neden önemli?
- 20 Tem 2023
- 6 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 Kas 2025
Bana göre yanıt oldukça basit. Çünkü bakım verdiğimiz sağlıklı ve hasta bireylerin, ailelerin ve hatta toplulukların kültürel özellikleri farklı ve bu kültürel özellikler arasında en vazgeçilmezi ise dini inançlardır. Kişi sağlığı için önemli ve gerekli olsa bile dini inançlarından vazgeçmek istemeyebiliyor..
Dini inançlar sağlığı olumlu olduğu kadar olumsuz da etkileyebiliyor. Bu etkilenmenin boyutlarını ve nedenlerini anlamak için dini inançlar hakkında bilgi ve donanıma sahip olmamız gerekiyor.
Değişen ve gelişen dünyada nüfus hareketlilikleri aynı zamanda kültürel ve dini inançlarda da bir hareketlilik oluşturuyor. Artık her yerde farklı dini inançları olan bireylerle karşılaşmak mümkün. Özellikle de hastanelerde ve aile sağlığı merkezlerinde.
Çoğunlukla sağlık turizmi çerçevesinde yabancı hastalara hizmet veren özel hastaneler bu anlamda çok daha duyarlı davranmaya çalıştıklarına tanık oldum. Ziyaret ettiğim bir özel hastanede dua odası ayrıca Hristiyan hastalar için bir şapel vardı. Yönetici hemşireler hastaların dini günlerini kaydettiklerini buna göre çeşitli aktiviteler planladıklarını söylemişlerdi.
Yurt dışında hemşireler için farklı dinlere yönelik oluşturulmuş bakım rehberleri var. Bu rehberleri internette bulabilirsiniz. Farklı inançların bakımına yönelik hastane protokolleri var.
Hastaneler bakım verdikleri hastanın dini inançlarını önemsiyor. Aslında bu kurum memnuniyetini de artıran bir şey.
Bir çalışmada okumuştum hasta bebek eğer Yahudi ise hemşire 8. gün bebeğin ailesine sünnet ritüelini gerçekleştirmek isteyip istemediğini soruyor. Eğer aile bunu talep ediyorsa gerekli düzenlemeleri yapıyor.
Sadece bakım değil tedavi de dini inançlardan etkileniyor. Bu doğrultuda değişimler gerçekleştiriliyor. örneğin; Türkiye'de kan naklini dini inançları gereği kabul etmeyen Yehova şahitleri için kan nakli olmadan gerçekleştirilen ameliyat haberlerini okuyabilirsiniz.
Dini inançlar bireylerin sağlık hizmeti alımı önündeki en büyük engellerden biri olabileceği gibi bu engelin kaldırılmasında biz hemşirelerin sorumluluk alması gerektiğini düşünüyorum.
Hastanede oruç dendiği zaman hepimizin aklına ramazan ayı geliyor. Hatta tedavi ve bakım planlanmasında buna dikkatte ediliyor. Ya diğer dinler...
Benim incelediğim onlarca dinin nerdeyse hepsinde oruç var, dua ritüeli var, kutsal kitap var, dini lider var, dinen yasaklanmış yiyecekler var, dinen kutsal olan yiyecekler hatta hayvanlar var.
Şafi erkek hastanın, kadın hemşireye "tansiyonumu lütfen sonra alın şimdi namaz kılacağım" dediğinde" hemen ölçerim namazınızı sonra kılın lütfen" dememeyi öğrendik artık. Hepimiz biliyoruz ki kadına dokununca abdesti bozulacağı için tansiyon ölçümünü öteliyor.
Dinleri öğrenmek kolaydır. Çünkü nettir. Dışarıdan fark edilebilir öğeleri vardır. Hastanın başındaki dini objeler, kitaplar, takılar, giyim ve daha birçok şey kişinin dini inancı hakkında bize ipuçları verebilir. Bu ip uçlarını iyi değerlendirmek gerekir.
Her hastaya başlangıçta Müslümanmış gibi davranmaktan vazgeçmekte yarar olduğunu düşünüyorum. Dini inancı olmayan terminal dönemdeki bir hastaya sabır, kader gibi telkinlerin yararlı olmayacağının farkında olmamız gerektiği kanaatindeyim.
Tüm hemşirelerin hem fikir olduğu nokta bakımın bütüncül bir yaklaşımla verilmesi gerektiğidir. O zaman bakımın bütüncüllüğünü de hemşirelerin koruması gerekmez mi? Hemşire sadece bakımı planlayıp veren değil aynı zamanda yöneten kişidir. Dolayısıyla bakıma entegre olacak tüm meslek gruplarının bakım içindeki rolünü belirlemede hemşire liderlik rolünü üstlenmelidir. Örneğin; Yahudi hastası olan hemşire hastane diyetisyenine bu bilgiyi vermeli ve hastasının yeterli ve dengeli beslenmesi için gerektiğinde savunucusu ve sözcüsü olmalıdır. Çünkü hastanın özel bir diyeti olmadığı için günlük yemeklerden yemesi beklenebilir. Oysaki Yahudi hastanın beslenmeyle dini inancı gereği birçok beslenme kuralı vardır. Hemşirenin bunları diyetisyene iletmesi gereklidir. Örneğin Yahudi hastanın et ve süt ürünlerini bir arada tüketmeyeceğini, hastanede çıkarılan etleri koşer olmadığı sürece yemeyeceği gibi.
Hemşire hastasının bakım ihtiyacı doğrultusunda gerekirse imamı, hahamı ya da rahibi hastanın başına davet edebilir. Hastanede yok ise çağrılmasını sağlayabilir. İhtiyaç ve talepler maneviyat, din hepsi bakımın bir parçasıdır. Bakıma olumlu yansıyacak tüm planlamalar hemşireler tarafından yapılmalıdır. Çünkü hasta veya sağlık izlemlerini yaptığımız kişilerle ve aileleriyle en uzun ve en yakın iletişimi bizler kuruyoruz. Böylece onların bakım ihtiyaçlarını belirleme ve giderme noktasında herkesten daha fazla söz sahibi olmamız gerektiğini düşünüyorum.
Örneğin hastamız terminal dönemde ve ateist. Ailesi bile bilmiyor. Sadece hemşiresiyle paylaşıyor. Bu hastanın manevi ihtiyacını kimin ne şekilde karşılayacağı kararını hasta ve hemşire birlikte vermeli.
Elbette hastanelerde alanında bilgi ve donanıma sahip ilahiyatçı da olmalı. Ancak bu taleplere hemşire hastasıyla birlikte karar vermeli. Çünkü bakım bizim işimiz. Gerektiği zaman elbette hemşire din adamlarından hastanın inancına uygun olanı çağıracak veya çağrılması için köprü olacaktır.
Bu konu dünyada biraz farklı yol almış. Kısaca bahsetmezsem sanki bir şeyler eksik kalacak gibi.
Dünyada hemşireliğin geçmişinde dekonesler vardır. Modern hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale de bir dekones eğitim merkezinden eğitim almıştır. Bu merkezin kurucusu bir papazdır. Bu da bakımın dini boyutunu her zaman güçlü tutmuştur. Dekoneslik yaklaşık 140-145 yıl sonra cemaat hemşireliği olarak yeniden canlanmıştır. Cemaat hemşireleri kendi dini cemaatlerinde olan kişiler için hem hemşirelik yapmışlar hem de manevi destek sağlamışlardır. Böylece her cemaat kendi hemşireleri tarafından bakım almış ve bu hemşirelerin ücretleri cemaatler tarafından ödenmiştir. Cemaatler sadece kendi cemaatlerine odaklanmakla birlikte inanç bağlamında diğer insanlara da yardım etmişlerdir. Günümüzde Amerika başta olmak üzere Kanada, Avustralya, Kore, Birleşik Krallık ve Asya ve Afrika'daki bazı ülkelerde cemaat hemşirelerinin aktif olarak çalıştığı belirtilmiştir. Cemaat hemşireliği sadece Hıristiyan cemaatlerinde değil Yahudi, Müslüman ve diğer inançların cemaatlerinde de yaygınlaşmıştır. Yaklaşık 15.000 cemaat hemşiresinin görev yaptığı tahmin edilmektedir.
Bu hemşirelerin dini inançların, evlilik, boşanma, doğum, ölüm ve hastalık gibi yaşam geçişlerinin ruhsal ve ruhsal sağlık bakımını nasıl etkilediğini anlamaya çalıştıkları; karar alma desteği, başa çıkmayı geliştirme, suçluluk işini kolaylaştırma, kriz müdahalesi, affetmeyi kolaylaştırma, umut ilhamı, dinleme ziyaretleri, yas işini kolaylaştırma, manevi destek, dini ritüel geliştirme, aktif dinleme ve beklenti rehberliği gibi müdahalelerde bulundukları ve hastaneye yeniden yatışların azaltılmasında etkili bir rolleri olduğu belirtilmiştir. Hatta cemaat hemşirelerinin yaptıkları çalışmaların etkilerini ortaya koyan çok sayıda araştırmaya ulaşmıştım.
Cemaat hemşirelerinin yaptıklarına kısmen benzer bir uygulamayı Türkiye'de manevi danışmanlık ve rehberlik birimi yapıyor. 2015 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı ile sağlık bakanlığı arasında bir protokol imzalanmış ve bu protokol çerçevesinde sağlık kuruluşlarında manevi destek hizmetlerinin yürütülmesine dair yönerge hazırlanmış. Bu yönergede manevi destek hizmetleri olarak “Dini referanslardan hareketle, insanların üzüntülü, sıkıntılı, korkulu hallerinde, yalnızlık ve ümitsizlik duygularına kapıldıklarında, ani değişmelerle gelen kriz durumlarında, maruz kaldıkları yeni duruma uyum sağlama ve baş edebilme becerilerini geliştirmelerine yardımcı olma, varsa sorularını cevaplama, hayatlarına yeni bir anlam vermelerine eşlik ederek onlara moral kazandırma“ belirtilmiştir.
Din çok hassas bir konu en az kültür kadar. Bu konuya yönelik sevgili hocam Prof. Dr. Zuhal Bahar 2009'da yayınladığımız Kültürlerarası Hemşirelik kitabımıza "Kültür, sağlık ve Din" başlıklı bir bölüm yazmıştı. Aslında Türkiye'de hemşirelik, dinin sağlık ve bakım üzerindeki etkilerinin yıllardır çok farkında. Bunu farklı hemşirelik platformlarında dile de getiriliyor. Hatta dini inanç, maneviyat çalışmalara da konu ediliyor.
O zaman sorun ne? Bana göre sorun bakım parçalanmamalı. Hemşireler dinlerin bakım üzerindeki etkisine odaklanan ve dinlerin belli başlı özelliklerini anlatan konuları müfredatlarına entegre etmeliler. Bunu yirmi yıldır kültür çalışan ve dinin kültür içindeki öne çıkan önemini gördüğüm için söylüyorum. Kültürel çeşitlilik sayılamayacak kadar çok ancak dinler en azından belli başlı dinler ve bu dinlerin özellikleri net. Dolayısıyla aslında kültürleri öğrenmekten çok daha kolay ve sınırları da daha net. Maneviyat gibi belirsizliği de yok. Yani öğrencilere dinlerin bakım üzerindeki etkilerini öğreterek farkındalıklarını artırabiliriz. Dinler kültür gibi değişen bir şey de olmadığı gibi öğrenmesi de kolaylaşacak.
Şunu söyleyebilirim aslında kültürel yeterli bir yaklaşımı geliştirmek için de önemli bir yetkinlik kazandırmış olacağız öğrencilerimize.
Önerim, başlangıç olarak dinlerarası hemşirelik dersini lisans müfredatlarımıza sonrasında ise lisansüstü müfredatlarımıza yerleştirmeliyiz. Bu dersi daha önce kültürlerarası hemşirelik dersini veren hocaların vermesi şu an için uygun görünüyor. Bu konuları birlikte tartışalım. Çünkü dini kültürden kültürü de dinden ayırmak mümkün değil. Kültürel yeterli olmak ya da bunun için çaba göstermek burada da çok önemli. Anlatılan dini saçma diyerek, küçümseyerek, dalga geçerek ve kendi dini inancının üstünlüğü vurgulayarak anlatması istenmedik bir durum. Bu basit ama bir o kadar da önemli bir ayrıntı.
Bunu neden yazdın ki diyebilirsiniz. Üç dönemdir bu dersi veriyorum. tepkileri görüyorum. Elbette hocalarımızın bu anlamda bu tür tepkiler vermeyeceğini biliyorum.
Derse yönelik hazırladığım içeriği, kaynakları sizlerle talep ettiğiniz takdirde paylaşacağım.
Dinleri tanımak için birçok yol var. Üniversitenizdeki farklı inançlardan öğrencilerle tanışıp sohbetler edip derslerinize davet edebilirsiniz. Kentinizdeki farklı dini inançlardan olan kişilerin ritüellerine katılabilir, gözlemler yapabilirsiniz. Dinleri anlatan binlerce video, film, belgesel, makale mevcut. Sorun şu ki bunlardan sadece takipçisi fazla olan dinlere yönelik sağlık bakım yaklaşımları var. Bunlara biz e kitabımızda yer verdik. ancak diğer dinler için maalesef ne hemşirelik ne de sağlık yaklaşımlarını konu alan literatür yok.
Dinlerarası yaklaşıma yönelik ders koymanın yanı sıra çalıştaylar, sempozyumlar yapabiliriz. Bu konuya yönelik farkındalık oluşturabiliriz.
Farklı dinleri öğrenmek kimseyi dininden uzaklaştırmaz ancak bakım verdiğimiz sağlıklı ve hasta bireyle bizi yaklaştırır, iletişim köprümüzü sağlamlaştırır.
Farklı olmak kadar birbirimizin farkında olmak, farkındalığımızı ve duyarlılığımızı geliştirmekte önemli diye düşünüyorum..
Bu kaynaklar size daha geniş bir bilgi sunacaktır.
•Tanriverdi, G. (2021). Interreligious Nursing: A conceptual framework: Dinlerarası Hemşirelik: Kavramsal bir çerçeve. Journal of Human Sciences, 18(2), 282-291.
•Tanrıverdi, G. (2019a). Din ve hemşirelik. Tanrıverdi, G., editor. Farklı Dinler ve Hemşirelik Yaklaşımları. Nobel Yayın Dağıtım, Ankara, p.1-22.
• Parish nurse. https://www.registerednursing.org/specialty/parish-nurse/. Erişim tarihi: 20.07.2023).
•Sağlık Kuruluşlarında Manevi Destek Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönerge https://hukukmusavirligi.diyanet.gov.tr/Documents/Sa%C4%9Fl%C4%B1k%20Kurulu%C5%9Flar%C4%B1nda%20Manevi%20Destek%20Hizmetlerinin%20Y%C3%BCr%C3%BCt%C3%BClmesine%20Dair%20Y%C3%B6nerge.pdf (Erişim tarihi: 20.07.2023)
•Hastanelerde Manevi Destek ve Rehberlik Hizmeti. https://sakaryaeah.saglik.gov.tr/TR,20365/hastanelerde-manevi-destek-ve-rehberlik-hizmeti.html. Erişim tarihi. 20.07.2023





Yorumlar